• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL

Azim Hoca’nın Zarfları

Osman Çokyaşar

Osman Çokyaşar

E-Posta :

 Hani bir hikaye vardır. Bekri Mustafa’ya cenaze namazı kıldırmışlar. O da kıldırdıktan sonra tabuta eğilipte cenazenin kulağına bir şeyler mırıldanmış.


‘Ölüye ne söyledin’ diye Soranlara da
“Öteki dünyadan bura için haber sorarlarsa ‘Bekri Mustafa imam oldu’ de, onlar anlarlar dünyanın halini dedim.” Demiş.

Bu hikâyeye benzer, bir olay da son günlerde AK Parti’de yaşanıyor.

Mevta kim derseniz ? Prof Dr. Azim Öztürk.

Siyasi mevta…

İmam ise AK Parti teşkilatındaki bir yönetici.

2009 yılında seçimi burun farkıyla zar zor kazanıp, CHP ve MHP’yi mecliste ‘muktedir’ yaparak, siyasi bir mevta olan, kendini de AK Parti teşkilatından soyutlayan Sayın Öztürk, son günlerde tekrar diriltilmek isteniyor.

Buradan AK Parti genel merkezine bir göndermede bulunmak isterim.

Eğer yanılıp şaşırıp, başarısız bir ilçe başkanınızı tekrar Belediye Başkanı, hem de Büyükşehire Aday gösterirseniz. Bizler de AK Parti’nin ahvalini anlamış oluruz.

Bir de AK Parti’nin yenilikçi tarafı var.

Sayın Öztürk gibi son kullanma tarihi 30 Mart’ta dolacak birini aday göstereceğini hiç sanmıyorum.

Azim Öztürkseverlere buradan duyururum.

Siyasi mevtamızın geçmişine söyle bir göz gezdirirsek, ne demek istediğim anlaşılacaktır.

Bundan tam 9 yıl önce; üniversitede öğretim görevlisiyken birilerinin elinden tutmasıyla Seyhan Belediye Başkanı seçildi Azim hoca.

Aslına bakarsanız bugüne kadar ki tezlerimi çürütür mü acaba diye bekledim yıllarca? Ama ‘bürokrattan siyasetçi olmaz’ lafımda yine haklı çıktım ne yazık ki.

Azim hoca ilk seçimlerde seçimi kazandı kazanmasına da, seçimin asıl galibi AK Parti idi. 2004 yılında kazanılan seçimin AK Parti’nin o dönemki rüzgârından kaynaklandığını hepimiz biliyoruz. Hatta Aytaç Durak bile bir hamle yaparak, elden giden Seyhan’ın geri gelmesi için kelepçe tiyatrosunu oynamıştı hatırlanacağı gibi. Bunun böyle olmadığını, tersini iddia edecek bir tane Seyhanlı, hatta bir tane Adanalı yoktur zannımca.

Geldik 2009 yerel seçimlerine. Azim hoca, Bülent Özülkü’nün CHP’nin 9-10 bine yakın oylarını bölmesi neticesinde seçimleri bin küsür oy farkla aldı. ‘Seyhan Belediyesini Azim hocanın çalışmaları kazandırdı’ demek Sayın Özülkü’ye hakaret olurken, siyasi sistem içerisinde de hatalı bir tespit olur.

İşin garip tarafı, Belediye Başkanlığı senin elinde iken ve bu güçle girdiğin seçimi bana göre kaybettin. Aksini iddia eden bir adım öne çıksın.

Evet, Azim hoca 2009 yerel seçimlerinde Seyhan Belediyesini zar zor, ite kaka kazandı. Buna rağmen, bana 1 kişi desin ki ‘Azim hoca bu durumdan ders çıkardı ve 2014 seçimlerinde Seyhan’da ezici çoğunlukla seçimi alır’ diye. Var mı diyecek? Bence çıkmaz.

Bu hoca şimdi, yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatı kabilinden geriye dönüp bakmadan, Büyükşehir Aday Adayı olarak çalışmalar sürdürüyor. Duydum ki temayüller için ilçe ilçe teşkilatları geziyor ve ‘bana oy verin’ diyormuş. Böylece Ankara’da genel merkezde ki hücreleri canlandıracağını sanıyor.

Oldu mu şimdi hoca? 9 yıl selam vermediğin Adanalı hatta teşkilatlar sana niye, ne için, hangi icraatın için oy versin? Ne yazık ki durum bu ve bu durumu sen de çok iyi biliyorsun.

Hafta sonu yapılan temayül sonuçları keşke açıklansa da, Sayın hocamız kendi kalesi olan Seyhan’daki teşkilat üyelerinden bile nasıl veto yediğini, nasıl bir hezimete uğradığını görse. Sonuçların ilan edilmesinin çok iyi olacağı düşüncesindeyim. Belki Azim hoca başını iki elinin arasına alarak ‘ben nerde yanlış yaptım’ der böylelikle.

Aksi takdirde, yine aldığım duyumlara göre anlaşılan Azim hoca ve dışarıdaki ekibi balonlar şişirip, zafer çığlıkları atmadan geri durmayacak.

Bir siyasetçinin en büyük düşmanları yanındaki gazcılarıdır. Bu lafımı unutmayasınız ve yaban atmayasınız.

Gel gelelim; Azim hoca Seyhan’a ne verdi sorusuna?

Soru çok basit. Gerçekten ne verdi? Birçok şey verdi de ben mi göremedim?

İsterseniz tek tek bakalım…

Azim hoca ‘AK Belediyeciliğin A’sını Adana’ya taşıdı’ deyin ben yazarlığı bırakayım.

Azim hoca’nın duvarlara astırdığı adeta parmağını gözümüzün içine sokarcasına ve meydan okurcasına her tarafı süsleyen afişlerinden başka neyini gördük? Ha birde Sayın Başbakan ile yan yana fotoğrafı olan ‘kentsel dönüşüm’ ilanları. O fotoğrafta fotomontaj zaten. Bu kadar acemi bir çalışma 9 yıllık bir belediye başkanına yakışmamıştı, onu da buradan belirteyim.

Allah için Azim hoca’nın Seyhan’da hangi yolları asfaltladığını söyleyin, ben de o yollarda şöyle bir güzel gezip göreyim.

Gelelim Azim hoca’nın övündüğü ‘kentsel dönüşüm’ mevzusuna. Galiba Azim Hoca kentsel dönüşümün, 3–5 ev yıkarak portakal bahçesine yani komple boş araziye binalar dikerek yapıldığını sanıyor. Bu kadar ucuz bir dönüşüm ve reklâm da olamazdı hani.

Sayın hocam, Adana’nın güney mahalleleri harabe gibi, evler insanların başına yıkılacak neredeyse. Neden oradan başlamadın kentsel dönüşüme de boş araziden başladın acaba?

Hâsılı sevgili hocam, sen Seyhan’ı adam edemedin ki Büyükşehir’e yeşilleniyorsun? Buna inan hakkın yok.

Türkiye’nin yarısının oy verdiği adam var ya hani mensubu olduğun partinin Genel Başkanı. O adam yer sofrasına oturuyor, yemek yiyor. O adam minicik çocukların ellerini öpüyor, vatandaşın elini sıkıyor. Üstelik öyle tiksinerek de değil, sıcaklığını hissettirerek yapıyor bunu. Yani pantolonumun ütüsü bozulur korkusuyla üst perdeden bakmıyor insanlara.

Kolay değil bu işler hoca kolay değil.

2014 yerel seçimleri yaklaşırken siyasi manevralarla, Ankara’da kurduğun bağanlılarla bu işler hiç yürümez. Hele ki Recep Tayyip Erdoğan bu numaraları hiç yemez haberin olsun.

Ben Adana’da mesleğim icabı birçok insanla, birçok ortamda siyaset konuşuyorum. Senin adın geçince aldığım tek intiba var hocam. Oda şu;

“AK Parti Adana’da Aytaç Durak’la siyasi hatasının en büyüğünü yaptı. Bilici ile ikinci hatasını yaptı. Şimdi Azim hoca maazallah kazara aday olursa üçüncü ve en büyük hatasını yapar” düşüncesi hâkim. Çok açık söyleyeyim AK Parti’nin içinden bile, “AZİM aday olursa oy vermem hatta karşısında çalışırım” diyenler bile var.

Bu kadar laflardan hiç mi biri senin kulağına gelmiyor hoca? Bence geliyordur da duymazlıktan gelmek işine geliyordur. Hocam eğer kendi hırsın ve menfaatlerin için Büyükşehir’i düşünüyorsan inan vazgeç bu sevdadan kazanamazsın.

Kazanamayacağın gibi kazanacaklara da engel olma bence, yoldan çekil. Yok, eğer ‘ben kazanırım’ diyorsan ya da senin karşına dev aynası koyanlar varsa kanma onlara. Yalan söylüyorlar sana. Adana’nın kaderi ile oynama bence. İnan kazanacağını bilsem ve Seyhan’da bir eserini görsem ilk ben olurum senin yanında ama yok işte.

Ama illa boyumun ölçüsünü alacağım dersen, Seyhan’da dene şansını. Seyhan bile elinden gitti hocam.

İşin özü, bir hatta iki fırsat verdi Başbakan sana. Ama iyi değerlendiremedin be hocam. Ben acı söylüyorum, ki hani dost acı söylermiş ya bunu en iyi sen bilirsin.

Yine duyduğuma göre teşkilatlar da küsmüş sana. İl ve Seyhan ilçe teşkilatını temayül öncesi ziyaret etmişsiniz. Katılım zayıf olurken, özellikle kadınlar ve gençler boykot uygulamış size. Sordukları sorular karşısında zor durumda kalmışsınız. Diğer ilçelerde de durum pek farklı değilmiş. Dediğim gibi; keşke temayüller açıklansa da görsen sonuçları. Öyle Mercedes’lerle sana eşlik eden ekibin, sana ‘birinci çıktın’ dese de asla inanma.

Gelelim şu zarf olayına. Sen bir tane vatandaşın elini sıkma hatta bir tane AK kadronun yüzüne gülme sonrada bu milletten oy iste. Sayın Hocam senin hala geçerli sandığın siyasetin devri kapandı. Karşında ne balık hafızalı bir halk var ne de sıradan bir Başbakan var. O bahsettiğin Türkiye eski Türkiye idi.

Teşkilatların gönlünü alamazsın hoca, çok geç artık. Aklından geçen ya da Mercedes’li ekibinin aklından geçen ve direk yüzüme karşı ‘teşkilatın gönlünü almak kolay, ZARFLAR HAZIR içine koyarsın 5–10 bin lira teşkilatın gönlü yapılır’ diyen havarilerini uyar bence, laf dinlemiyorlarsa da gönder yanından.

Başbakanın ‘gözbebeğim’ dediği bu teşkilat bu kadar ucuza satmaz Adana’yı sana. Bu teşkilatın mayası sağlam hocam. Çünkü Usta’nın talebesi bunlar. Teşkilat seni biliyor tanıyor. Zannetme ki Ankara’nın bunlardan haberi yok. Ben bu yazıyı Ankara’daki yetkililere ulaştırdım bile.

Ha bir de, temayül sonuçlarını daha hiç kimse görmeden; ‘yok efendim birinci Azim hocaymış, yok efendim Azim hoca işini Ankara’da bitirmiş’ gibi lafların sana zarar vereceğini de unutma derim. Başbakan öyle biri ki, pire için yorgan yakar valla.

Sonuç olarak hocam, Adana senin için artık perdesi kapanan bir film. Filmin sonuna geldik vesselam. Türk filmlerinin bazıları mutlu sonla biter, bazıları ise kötü sonla. Sevgili hocam, bence sen bu işi mutlu sonla bitirmek için senaryoyu şimdiden hazırlamaya başla.



UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. MB Multi Medya Haber Hizmetleri sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve MB Multi Medya Haber hizmetleri sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

İzlenme: 927 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR