• DOLAR TL
  • EURO TL
  • Altın TL

Artık Yeter Yemeyin !

Betül Karataş

Betül Karataş

E-Posta :

  ‘’Rejim’’ elden giderken! Karatay, Sibel Can, Dukan rejimi mi yapayım diye çaresizce kıvrananların Türkiye’sinde; bir zamanlar arkalarından ‘’şişko, dombili, tosuncuk’’ olarak lakap taktığımız insanlara, şimdi ülkemiz daha bilimsel! olduğu için kibarca ‘’Obez’’ demeye başladık.

 
Bilim diyor ki; ‘’Sabah tartılıp ölçülen kilo boyun karesine bölündüğünde çıkan sonuç 25'in üstündeyse kilo fazlanız var, 30'un üstündeyse de obezsiniz.’’ diyor.
Zor iş değil mi? Çarp, böl karesini al, kitle indeksi filan.
Kolayı var, yediğim önümde yemediğim zaten yok! diyorsanız, vücudunuz ‘’armut’’ şeklini veya ‘’elma’’şeklini almaya başlamışsa artık obezsiniz ve sağlığınız tehlikededir.
Korkmayın hemen! Zenginsen yaptır bir liposakşın, diyet yaptım de gitsin. 
Fakirsen üzülme, zaten karbonhidrata dayalı! beslendiğin ve bu yüzden beyin hücrelerini fazla zorlamaman! için Ankara Sağlık Mahallesi’ndeki ‘’Sağlık Bakanlığı Beslenme Piramidi’nin’’ en tepesindeki Sağlık Bakanın Obezite kampanyalarını başlattı.
 
Bakanlığınız size; Vücut Kitle İndeksi önemli, hesaplayın diyor.
Yani bırakınız zamlı elektrik ve su faturalarınızı, mutfak giderlerinizi, kışlık yakacak paralarınızı, tavsiye edilen 3 şimdiki trend 5 çocuğunuzun masraflarını toplayıp, çıkan sonucu asgari ücret olan maaşınızla kıyaslamayı ve ay sonunu nasıl getireceğim diye hesaplamayı, siz ne yapıyorsunuz; ’’Bütçe Kiler İndeksi’’ hesabı mı!
 
‘’Kilo verebilmek için günde on bin adım atmalısın. Vatandaşa bu yıl içinde aile hekimleri aracılığıyla adım ölçer dağıtacağız.’’diyor.
Tamam, çok doğru bir şey söylüyor, mobilite yani hareketlilik en önemli şey değil mi? Atalım adımları ama nereye? Haydi, çokça binalar arasına sıkışmış, evsizlerin mesken bellediği bir avuç gökyüzü altındaki yeşil alanlara koşalım. Ha unutmadan bu yeşil alanlarda kene tehlikesine karşı pantolonunuzu çorabınızın içine sokmayı unutmayınız, hem sauna etkisi yaratır daha kolay kilo veririsiniz.
Yaz sıcağında bu parklardaki süs havuzlarında serinlemek için tehlikeyi göz ardı eden sokak çocuklarıyla su topu oynayabilir! Ya da kazık ücretli beach cluplerimize, yaz boyunca kazık! çakabilirsiniz. 
Rengi ‘’yeşil’’e giden ülkemizde yeşil alanım yok diyorsanız hiç üzülmeyin! Sağlı sollu park yapılmış, taşları sökülmüş kaldırımlardan, köstebek yuvası gibi oyulmuş yollar ve çarpık ara sokaklardan da yürüyebilirsiniz. 
O da mı olmadı, o zaman balık istifi belediye otobüslerine binip yaşlılar, engelli ve çocuklu hanımlar için ayrılmış oturma yerlerini gasp etmeden ayakta tutulacak yerlerde barfiks çekebilirsin.
Bu arada ‘’adım ölçer’’ dağıtılması önemli hatta yanına ‘’dayak ölçer’’ de eklenirse hekimimiz kendisine atılan tekme tokatları da saymak için yorulmamış olur.
 
‘’Piyasada dolaşan bir dolu diyet ve egzersiz önerisi var. Bu diyetler konusunda dikkatli olmalısınız’’ diyorlar.
Hangi diyeti uygularsanız uygulayın Karatay Diyeti mi, Sibel Can Diyeti mi... 
Kilo verin, zayıflayın ama dikkat edin ki karakteriniz ‘’zayıf’’lamasın...
 
Obezite aynı zamanda ‘’yağlanma’’ demektir. Türk toplumu obezite tehdidi altına henüz girmiş gibi gözükürken, önlemler alınması önemlidir, geç bile kalınmıştır.
Ancak asıl ‘’yağlanma’’ tehlikesi; ‘’yağcılığın’’ toplumda bir meziyet haline gelmesiyle başlar.
Ülke olarak ‘’fiziki obezitemizi’’ bir şekilde halledebiliriz ama ya ‘’ruhsal obezitemizi’’?

 

İzlenme: 971 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR